Süpermen Süpermen olmak lazım bazen!

“Her ayın 15’inde yayındayız” derken sanırım epey şakacı takılmışım. Ya da şaka gibi bir ülkede yaşamanın getirdiği bazı maceralar olabiliyormuş hayatta. Maalesef bir ay boşluk verdim. Röportajlarımız, yazılarımız hazır öööylece bekledim bir süre. En çok da görüştüğüm, konuştuğum insanlara karşı bir mahcubiyet yaşadım. Ancak yapacak pek de bir şey yoktu. Ülkede ilginç girişimler ve enteresan püskürtmeler yaşandı. Bir süre kendimizi sosyalist bir devlette zannettiğimiz; toplu taşımanın ücretsiz olduğu haftalar geçirdik. Yüzlerde kocaman ünlem ve soru işaretleri, derin kaygıların ve korkuların izi gibi kaldı.

Bir noktadan sonra da her şey yine normalleşmeye başladı. Tıpkı 3 yıl önce sabaha kadar ağaçlara sarılmak için gazlar yememiz ve ertesi sabah da hiçbir şey olmamışçasına işlerimize gittiğimiz gibi… Nasıl bir dünyada yaşadığımızı pek kestiremiyorum ama çok şükür ki farklı gezegenlerden gelen, taytı üstüne slip mayo giyen süper kahramanlara ihtiyaç duymuyoruz. Çünkü dünya bize zaman zaman deniz gözlüğü taktırıp ya da bayraklar taşıtacak kadar kahramanlık hakkı tanıyor. Teşekkürler dünya!

Bu esnada sekteye uğrayanlar arasında vii magazine olmuş çok mu sorarım size? Ama bence bütün bunları bir süre unutturacak, birbirinden şeker insanların, birbirinden ilginç konuların olduğu yeni sayımızı okuyabilirsiniz.

Ablalarım, abilerim bir maniniz yoksa biraz tebessüm etmeye ne dersiniz?

 ~Kamer Yılmaz~