İzlemelik: Hector Mutluluğun Peşinde

“Efenim, bir film izledim hayatım değişti” pek gerçekçi bir yaklaşım gibi gelmese de bir film izleyip içinizin umutla dolması, kendinizi mutlu hissetmeniz pek mümkün. İşte ‘Hector Mutluluğun Peşinde‘ de tam olarak böyle bir film

Karakterimiz son derece düzgün, hatta birçoğumuz tarafından imrenilecek derecede düzgün bir hayata sahiptir. Başarılı ve güzel bir sevgilisi, temiz ve düzenli bir ev hayatı, kendisine sadık ve bir o kadar da sorunlu hastaları olan nazik, sabırlı, sakin bir psikiyatristtir Hector. Hayatındaki her şey son derece rutin bir şekilde devam ederken, bir gün mutluluğun tanımını yapamadığını fark eder. Ve bu farkındalık bir anda tüm hayatını değiştirir.

Mutluluk nedir? Nasıl hissettirir? Nerede buluruz onu?

 

Hector’un bütün bu soruların ve hatta çok daha fazlasının cevabına ihtiyacı vardır. Çünkü bu soruların cevabı olmazsa hastalarına yardım edemeyeceğini ve hatta kendi hayatının da üstesinden gelemeyeceğini düşünür. Sonunda da her şeyi geride bırakarak uzun bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Çünkü beki de mutluluk Japonya’da güzel bir kadının gülümsemesinde saklıdır ya da Afrika’daki yırtıcı hayvanların arasına karışıvermiştir. Kim bilir? Mutluluktan bahsediyoruz sonuçta!

Japonya’dan Afrika’ya sıradışı bir maceraya atlayan Hector, bir yandan da mutluluğun ne olduğunu, zaman zaman da ne olmadığını listelemeye başlar.

Gone Girl’den gözlerimizin aşina olduğu güzel Rosamund Pike’ı Hector’un pek hoş sevgilisi Clara rolünde izlerken; sempatikliğiyle gönlümüzde taht kuran Simon Pegg’i de Hector olarak görüyoruz. Serendipity, Shall We Dance gibi romantik filmlerden hatırlayacağımız Peter Chelsom ise yönetmen koltuğunda.
114 dakika süren filmi izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağınızı garanti ederken sebepsiz gülümsemeler içinde kalacağınız konusunda da şimdiden uyarmak isteriz.

Mutluysanız, biraz daha mutlu olmak, umutsuzluğa düştüyseniz belki birazcık umut bulmak için Hector ile bu macerayı kaçırmayın!