Galata’da Bir Zarif Mekân: Velvet Cafe

Niş değil, lüks hiç değil, salaşlığın yanından geçmiyor. Avrupa Yakası’nda ikamet ediyor ve tüm ezberleri bozup en zarif haliyle Galata’daki yerini almış Velvet Cafe.

İnsan zor da olsa Anadolu Yakası’na alışıyor, hatta sonra çokça seviyor ve sonunda da Avrupa Yakası’nın pabucunu en yüksek dama atabiliyormuş.
Bir süredir sanki Taksim’i, Karaköy’ü ya da Galata’yı boşlamıştım. Zira yoğun insan trafiği, saklı kalan mekânların hepsinin keşfi ve bir bir bozulmasından dolayı Anadolu Yakası’nda vakit geçirmeyi daha keyifli buluyorum. Lakin birkaç ay önce pek sevgili bir arkadaşım sayesinde gittiğim sonra da uğramadan edemediğim, adını andığımda gülümsememe engel olamadığım pek şirin bir mekân var: Velvet Cafe.

Kendisi Galata Kulesi’nin hemen dibinde. Ama sanmayın ki bu güzel cafe’yi bunca övmemin nedeni kule manzarası oluşu. Çünkü bulunduğu yerden kuleyi görmek neredeyse olanaksız, belki biraz zıplarsak olabilir. Efenim buranın güzelliği çalışanlarından, hizmetlerinden.
Çok küçük bir mekân olduğu için hafta sonları dolu olabiliyor, ama ben üşenmem beklerim, kahve yanına sigara içmezsem olmaz derseniz dışarıdaki renkli minderlerinde, rüzgâr gülüne karşı oturabilirsiniz. Şansınız yaver gider de içeriye girerseniz sıcaklığın tadını çıkarın. Hemen kendinize güzel bir Türk kahvesi söyleyin, lokumunuzu yiyip kışın tadını çıkarın. Siparişiniz alınırken tatlı önerisinde bulunurlarsa da hiç ama hiç karşı koymayın. Kaymaklı helvalarının şahane olduğunu söyleyebilirim. Kahve ya da çayınızı nasıl bir fincanda içeceğiniz ile ilgili bir sunum alacaksınız ve tercihinizi en sempatik belki de tarihi en ilginç gelenden yanan kullanıp “ay çok şeker”, “ay çok zarif” diyerek içeceksiniz.