Zapatista Kahve

Dünyayı Kurtaran Kahve!

Kadıköy gözümüz, bebeğimiz olsa da geldiğimiz toprakları da unutmuş değiliz. Avrupa Yakası’nın en sevdiğimiz güzergâhı her zaman için Tophane’den başlar, İstiklal’de son bulur.

Turistler arasında turistleşmekten kaçınamadığımız son yıllarda ise güzergâhı biraz kısaltıyoruz ve caddelere çıkmadan ara sokaklarda kaybolarak yürümeyi tercih ediyoruz. Saat 9’u geçmemişse Velvet’ın naifliğine bırakıyoruz kendimizi. Geçtiyse “yeni yerler keşfedelim” o zaman diyoruz.
Tam da böyle dediğimiz bir gün, karşımıza çıkıyor Zapatista Kahve.

Her şeyden önce ismiyle kalbimizi çalıyor. (Sizce de melodik değil mi? Za-pa-tis-ta…)

Ufak ama çok sevimli bir yerle karşılaşıyoruz. Açılalı henüz 1 ya da 1,5 ay olmuş. Şişhane’de metrodan çıktıktan sonra ilk sola dönüyorsunuz ve o renksiz soskakta en renkli haliyle dikkatinizi çekiyor. Biz gittiğimizde arkadaş arkadaş oturuyorlardı dışarıda. Sigara kullanmadığımız için hem de akşam serinlğinden korunmak için içeride oturmayı tercih ettik. İyi ki de öyle yapmışız çünkü tam karşımda beliren duvar resmiyle Peter Pan kolumdan çekip Hiç Olmayan Ülke’ye götürmüş gibi hissediyorum. Kahveleri ve ev yapımı cheesecakeleri pek hoştu ayrıca unsuz çikolatalı kurabiyelerinde hangi kakaoyu kullandıklarıyla ilgili sağlam bir iddiaya da girişmedik değil.
Fiyatlar çok çok uygun. Zira Galata’da ve Şişhane’de yeni yeni beliren birbirinden hoş birçok kafe, fiyat konusunda tüm hoşluklarını kaybederken (şahsen bize, kendi memleketimizde Türk Kahvesi’ne 15 TL ödemek komik geliyor) Zapatista ortalama fiyatlarıyla fiyat – performans açısından son derece uygun oluyor.

Sadece kahvesi, fiyatı, renkliliği dikkat çekse de ilk etapta, kendisiyle ilgili iki çift kelam yazmak isteyince ve Zapatista’yı internet dünyasında araştırınca ayrıca gönlümüzü fethediyor. Neden mi?

Çünkü biz ilk defa bir kahve dükkanının “dünya barışı” dediğini gördük.

Efenim, her şeyden önce burada içeceğiniz kahveler organik. Evet, yediğimiz ya da içtiğimiz her şeyde bol katkı maddesi varken, dünya olarak kaynaklarımızı tüketmekte sınır tanımazken, üretirken iş gücünü sonuna kadar sömürürken çoğumuz “ama ben ne yapabilirim ki?” diye boşverirken bazılarımız inancını tam tutarak bir şeyler yapıyor. Ve Zapatista Kahve de sömürüye dayalı işçi emeği olmadan üretilen %100 organik kahveler sunuyor bize.

Taksim’deyseniz, ya da Avrupa Yakası’nda dolaşırken kahve keyfi yapmak biraz daha anlamlı olsun istiyorsanız Zapatista Kahve’ye gidin. Kahvenizi içerken içiniz açılsın ve bu dünyada hâlâ kendine, hayallerine inanan, var oldukları topraklardan henüz vazgeçmemiş ve mutsuzluklarını değiştirmek için sadece söylenmeyip bir şeyler yapan insanların varlığına yeniden inanmaya başlayın.