Çizgi dünyada kadınlara da yer açın!

Var olandan kurtulup bambaşka  dünyalarda gezinmek için en güzel yol çizgi roman okumak olsa gerek. Çoğu zaman gerçeklikten tamamen kopup gerçek hayatta hiçbir karşılığı olmayan bir çizgi dünya içinde sayfaları çevirip maceradan maceraya geçiyoruz. Kiminde her olayı çözen inanılmaz bir dedektif, kiminde süper güçleri olan ve dünyayı yine başka bir felaketten kurtaran karakterlerin içine giriyoruz.
Madem bu ayki temamız güçlü, çalışkan, üretken ve ilham veren kadınlar bu dünyanın kadın kahramanlarını biraz daha sahne önüne alalım, dedik. Kendi gerçekliğimizdeki erkek egemenliğinden sıkılıyoruz, sadece kadın olduğumuz için güçlerimiz öne çıkarılmıyor ve hatta görmezlikten geliniyor. Peki çizgi dünyada işler nasıl ilerliyor?

Çizgi roman denilince okuyanından, çizenine ve hatta kahramanlarına kadar erkek egemen bir tablo çıksa da en azından bu dünyanın baş rollerinde birbirinden güçlü kadın karakterler de görebiliyoruz.

Wonder Woman: süper güçler sadece erkeklerde olmasın

wonderwoman

Özellikle Superman’in hayatımıza girmesiyle ve güçlü ama biraz da başını dertlerden kurtaramayan bir Lois Lane’den sonra “Neden kadınlar hep kurtarılmaya bekliyor?” soruları epeyce gündemi meşgul etti. Ve sonunda da tartışmalar Freud hayranı psikanalizci William Moulton Marston tarafından yaratılan Wonder Woman ile son buldu… DC Comics karakteri olan Wonder Woman’ın bizleri büyüleyen özelliği ise kurşunlara karşı kendini koruyabilmesi ve bu kurşunları düşmanına geri gönderebiliyor olması. Superman’den sonra yaratıldığını düşünürsek uçabiliyor olması olmazsa olmazı. Ve dünyada adaleti sağlamak için varlığını koruyan karakterimiz, Superman gibi dünyamızdan değil.

Harley Quinn: Joker’i ondan başka kim sevebilir ki?

harleyquinn

Fantastik dünyada olduğu gibi çizgi dünyada da iyi ve kötünün savaşı ana konudur. Ve bu konuda kıyasıya mücadele verenler arasında Batman yer alır. Joker ve Batman savaşı en heyecanlı sahneleri görmemizi neden oldu. Ve bu sahnelerden birinde 1993’te karşımıza Harley Quinn çıktı. Harley’in en büyük sorunu Joker’e aşık olmasıdır. Batman serisinde çok fazla süper güç görmeyiz; çeviklik, zeka biraz daha ön plandadır. Harley’in de Poison Ivy’nin enjekte ettiği antitoksinlerden sonra güçleri bu yönde gelişiyor. Batman serisi boyunca kendisini zaman zaman Batman ile takım olurken zaman zaman da Joker ile bir olup Batman’e karşı savaşırken görüyoruz. Ama asıl savaş; Joker öldükten sonra Batman’den intikam almaya çalışmasıyla başlar.

Sif: çizgi dünyanın en asil kadını

sif

Lady Sif olarak bilinen karakterimiz çizgi dünyanın en asil ve aynı zamanda en iyi savaşçı kadınlarından biridir. Harley’in Joker’e olan aşkıyla kahramanlarımızın aşk hayatlarının maceralarını nasıl etkilediğini gördük; ancak Sif’in Thor’a olan aşkı bambaşkadır. Uzun süre Thor ile beraber pek çok savaşta yerini alan Sif, Thor’un dünyadayken Jane’e aşık olmasına rağmen aşkından vazgeçmez. İyi bir savaşçı olmasında yatan en büyük özellik ise süper güçlerle kuşatılmış dayanıklılığıdır.

Scarlet Witch: Marvel Evreni’ni değiştiren kadın

The_Scarlet_Witch

Marvel Evreni’nde önce inanılmaz kötü bir karakter olarak karşımıza çıkan Scarlett Witch sonradan Avengers’a katılabilecek kadar kendine ve güçlerine hakim olabilmeyi öğrenmiştir. Asıl adı Wanda Maximoff’tur. Ve daha da önemlisi ise X-Men’in en büyük düşmanı Magneto’nun kızıdır. Kötü bir çocukluk geçiren Wanda, uzun bir süre intikam peşinde koşmuş ancak sonunda bütün bunları bir kenara bırakıp Avengers arasına katılmıştır. Bana kalırsa Marvel Evreni’nin en önemli karakterlerinden biridir. Çünkü bu sendromlu karakterimizin süper güçleri şans ve zamanı kontrol edebilmektir ve Marvel evrenindeki olayların bir anda değişmesini sağlayan bizzat kendisidir.

Julia: çözülmeyen cinayet kalmasın

julia

Marvel, Dc Comics evrenlerini bir kenara bırakırsak ki zor olduğunu biliyorum ama bir de bu evrenlerden çok uzakta bir dünyada Julia tüm naifliğiyle karşımıza çıkıyor. Şimdiye kadar  karşımıza çıkan karakterler; ‘erkeklere karşı biraz da kadın karakterler olsun’ söylemi ile ortaya çıksa da Julia’da işler biraz daha farklı. İtalya’dan gelip hayatımıza karışan karakterimiz bir kriminolog. Şehirde işlenen esrarengiz cinayetlerde polisin yetersiz kaldığı durumlarda başvurulan bir çeşit özel dedektif. Çizimler için ünlü Hollywood yıldızlarından esinlenilmiş; Audrey Hepburn, Whoopi Goldberg, Nick Nolte ve John Malkovich’in bedenleri çizgi dünyada bambaşka isimlerle ve karakterlerle karşımıza çıkıyor. Kedisi ve yardımcısı ile yaşayan Julia’da herhangi bir süper güce rastlamıyorsunuz ama biraz daha derinlik buluyoruz. Zaten kendisi Nazım Hikmet hayranıdır, hatta birkaç bölümde Nazım Hikmet’in dizelerine de yer verilmiştir.